2016 SEÇİL EREL / Kuş Bakışı Üzerine Tutulmuş Notlar


Sanat üretimi yaşamımın içerisine yayılmış dünyayı tanıma, anlama, bakış açısı çeşitliliği bulma yontemidir.

Yakın geçmişe dek her şeyin bir sistem üzerine kurulmuş olması fikrinden yola çıkarak kurgusal alt yapısının kendini fazlasıyla gösterdiği işler üretmiştim. Ozellikle yüzey üzerinde yaptığım çalışmaların matematiksel hesapları çok bariz görünüyordu. her ne kadar bazı rastlantısal durumlara açık halleri olsa da kendini kurgunun içerisinde tanımlayarak sonuca ulaşıyordum.

Simdi düşünüyorum da sanat tüm bu analitik kurguya rağmen onun içinde akıp giden anın içinde varolma ve  kendini bırakma halidir. Demek istediğim insanın bütününü oluşturan fiziksel, zihinsel ve sezgisellliğin birlikteliğinde, zihnin kontrolünün sezgiselliğe kendine bırakması ve her şeyle, her yerde varolabilmesidir. 

Zaman ve mekan ilişkisinde sorguladığım var oluş ve aidiyet kavramları kişisel mekanlarımdan, dünyanın çeşitli yerlerine doğru yol almaya başladı. Evlerim ve atölyelerimin planlarinı haritalama metodu ile kurgulayıp kendi alanlarımda kendimi aradığım ve bir türlü aidyetimin ağırlığından kopamadığım seriden sonra 'geçtiğim yerler' serisi başladı. 

'Geçtiğim yerler' bulunduğum mekanlarla kurduğum aidiyet ve varoluş hikayesi ile doğmuş bir seridir. Bu seri kapsamında yatay dikey harekete eklenen organik çizgiler katmanlarla yüzeyde buluştu.

Once kaldığım bir ev, gittiğim bir bina, bina ve bahçesini soktum resmimin içerisine, peşinden bahçe büyüdü, yola çıktı, yol bitmedi devam etti şehre ulaştı, bir şehrin otobanı gitti diğerininkiyle  kesişti.     

Bu sırada geçmişten bazı şeyler anımsadım. Atlaslara bakarak kurduğum hayalleri ve haritalarla yaptığım ev ödevleri geldi aklıma. Haritalar üzerinde hayallerini  kurduğum yerlere gitme  arzusu, yeni ve yabancı yerlere merak, heyecan, gitmek kalmak ilişkisi, bağlar, aidiyet, mekan, zaman ilişkisinde varoluş konusuna dönüşüyor. 

Ayrıca, Ibni haldun'un söylediği 'coğrafya kaderdir'i düşünüyorum. Akıl çağı, bunu bilmeyi gerektiriyor. Ama bilip, aksine hareket etmek, yollara düşmek ve dünyayı kendince yeniden düzenlemek, kurduğun hayalleri gerçekleştirmek, alanlarda yeniden varlık bulmak ve bakış açısı çoğaltmak mümkün.

Görsel ve içerik olarak değişmeye başlayan resimlerimde, önemsediğim bu gidilen her yerden insanın kendine kalanlarla çeşitlenen düşünce ve duygular oldu. kendi alanında sıkışmaktansa çıkıp deneysel bir şekilde, zamanın içerisinde akmanın güzelliğini keşfetmemi sağlayan seyahatlerde farkettim ki kendi alanımın dışına çıktığımda özgürüm ve kendime, kendi hayatıma başka açılardan bakıyorum. Calışma prensibimde de beni aynı şekilde etkiledi.

Siyah Beyaz' daki sergim için özel olarak ürettiğim 'Kuş Bakışı / Bird's eye view' dünyanın gerçek varlığından yola çıkan yeni bir kurgusal akış hikayesi oldu. 140x840cm boyutundaki bu tuval resim onlarca katmanın üst üste gelmesi ile ve  2015 yılında gittiğim yerlerin, yolculukların, harcadığım zamanın birikimiyle oluşan bu iş sırasıyla ankara, dusseldorf, basel, büyük ada, bodrum, isviçrenin 5 şehri ve son olarakta almanya'nın 3 şehrinin planlarıyla oluştu. 

Sergi kapsamında dünya haritasına yeni bir önerme sunan bu işin yanı sıra tuvaller,  kağıt, ışıklı resimler, renk defteri ve videosu, atlas sayfalarına notlar, baskı resimler mevcut.

Tuvaller: onlarca katman ve yağlı boyanın yüzey üzerinde katlar arasında konumlanışı ile oluşturuyorum. Her boya katında yüzey, önce haritalama metodlarına göre parçalanıyor ve üzerine bazen sadece belli bölgeler bazende haritanın kendinden yola çıkıyorum. Katmanları olustururken tuval yüzeyini maskeleme bandı ile maskeliyorum ve aslında alttaki katmanı tam da görmeden, hayal ederek veya bazen tamamen unutarak, sezlisel olarak boyuyorum. Resim bittiğinde bantların tamamını söküyorum. 

Bu kurgunun içerisinde kendini serbest bırakmışlık, bana geçmişten gelenin  devam ederkenki andaki varlığını, varoluşu, aidiyeti, bağları, tarihi düşündürüyor. 

Kağıtlar: Tuval resimlerimi yaparken kullanıp söktüğüm maskeleme bantlarının kendiliğinden oluşan resim halinden etkilenmem ve bunları biriktirmemle başladılar. Farklı kalınlıklara sahip sıradan yardımcı malzemenin üzerindekiler kendiliğinden oluşmuş resimlerdi. Bantları biriktirip teknik ve içerik olarak aynı özelliklere sahip olan kağıt yüzey üzerinde yan yana getirmeye başladım. Kağıt işlerde etkilendiğim, tuvallerdeki kurgudan gelen ve onun aksine malzemenin kendi olma halinden yola çıkarak öznel varoluşu gösteriyor olmaları. 

Işıklılar: kağıt resimlerle aynı oluşum sürecine sahip olan ışıklı resimleri, şeffaf yüzey üzerine çalışıp arkasından ışıklandırılarak oluşturuyorum. Işık kullanılmadığında görsel olarak, kağıtlarla aynı olan ışıklı resimler şeffaflığın sebep olduğu, görünene yapılan müdahaleyle dönüşüyor. kurgulanmış olandan gelen malzemenin kendini gösterişinin öteleşmesi, her bir resim kalıntısının başkalaşması öznelliğe, sezgisel olana vurgu yapıyor.

Renk defteri ve videosu: Renk defteri: Tuval resimlerimi yaparken her bir resim için karıştırdığım renklerin yan yana noktalanmasıyla oluşan bir defter. her bir sayfa, hatırlatma görevi gören ve resimlerin oluşum sürecini belgelemesinin yanı sıra kendisi resim oldu. Yine kurgulanmış  bir yapıdan (tuvaller) doğan ama ondan tamamen bağımsız bir dile sahip.