2016 BARIŞ YILDIRIM / Seçil Erel'in "Kuş Bakışı" alan arayışı
  Halk Bank Kültür Sanat, Mayıs 2016


Seçil Erel büyük işleri seviyor. 2014 başında Galeri Zilberman’daki 55 adet tuvalin yerleştirmesinden oluşan 6 metrelik “Arsan Apt.” eseri de oldukça ilgi görmüştü.  “Bütünün parçalardan oluştuğunu gösteren ama bir yandan da dağılmak üzere kurulmuş bir sistemin temsili” olarak tanımladığı “Alan” sergisinin en önemli parçası olan bu çalışmadan sonra “Kuş Bakışı” da sanatçının alan arayışlarında yeni bir etap olacak gibi görünüyor.

Fotoğrafın ortaya çıktığı andan itibaren ressamların gerekliliği sorgulanmaya başladı. Var olanı olduğu gibi yansıtan bir ortam varken bir görüntüyü ton ton, ışık ışık, gölge gölge tuvale çizmek için onca çabaya ne gerek vardı.

Resim sanatı gerçekçilikten hiçbir zaman vazgeçmedi, öyle ki foto-gerçekçilikten hiper-realizme giden çizgide resmin araçlarıyla “fotoğraf gerçekçiliğinde” eserler üretenler var. (Bunlardan biri geçen hafta Ankara Çağdaş Sanatlar Merkezi'ne konuk oldu. Sami Kutlular, film afişleri ve karakterlerinden yola çıkarak ilk bakışta fotoğraf gibi görünen resimlerden oluşan “Icons” adlı ilk kişisel sergisini açtı.)
Rahatlıkla diyebiliriz ki, resim o zamandan bu yana “gerçekliği olduğu gibi” yaratma dışında işlevleri olduğunu göstermeye çalışıyor. Tarihsel avangartlardan bu yana, izlenimcilikten soyut dışavurumculuğa türlü akım, resmin “ayna”dan başka bir şey olduğunu gösterdi de. (Bir parantez daha: Fotoğraf da “ayna” değil elbette, hiçbir sanat değil, yalnızca aynalar ayna.)

Gencecik ressamlarımızdan (daha 1980 doğumlu) Seçil Erel 13 Mayıs günü Ankara Kavaklıdere’deki Siyah Beyaz’da “Kuş Bakışı” isimli sergisinde resim sanatının işlevlerine doğru bir keşif seferi daha başlatıyor.

Bu seferin ana gemisi, ressamın boya ve desen katmanlarını kullanma tekniği. Çoğunlukla köşeli geometrik yapılar halinde örgütlenmiş katmanlar yalnızca bir keşif göreviyle değil “yerleşme” göreviyle de yüklü. “İnsan en nihayetinde bir ‘alan’ yaratmaya çalışır” diyen ressam, katmanları üst üste bindirerek yeni alanlar ortaya çıkarıyor. Ressamın kendi benzetmelerini kullanacak olursak, tıpkı bir mahalleye yerleşen insanlar yahut kendi alanlarının sınırlarını titizlikle saptayan kediler gibi...

Mimar Sinan Güzel Sanatlar mezunu olan ressamlarımızdan Seçil Erel, yüksek lisansını da aynı üniversitenin Resim Anasanat Dalında tamamlamış. İlk kişisel sergisi “Son”u İstanbul’da açtıktan sonra bir süre karma sergiler, sempozyum ve atölye çalışmalarıyla devam etmiş. 2003’te Görünürlük Projesi adı altında bir de performans gerçekleştirmiş. 2005’ten bu yana bazen yılda bazen iki yılda bir, Ankara, İstanbul ve İzmir’de kişisel sergiler açıyor. Resim isimlerini kendi özyaşamöyküsünden bina ve apartmanların isimlerinden seçen Erel’in kişisel sergilerinin isimleri de açık uçlu sorulara benziyor: “Tutku”, “Şimdiki - Basit - Zaman”, “Bazı Şeyler”, “Alan” gibi. Çeşitlik koleksiyonlarda eserleri olan Erel’in çeşitli resim yarışmalarından ödülleri var. En son 2009 yılında RH+ dergisinin “Yılın Genç Ressamı” ödülünü almış. Seçil Erel İstanbul’da yaşıyor ve çalışmalarını sürdürüyor.

Son kişisel sergisi “Kuş Bakışı”nı “dünyanın varlığından yola çıkan yeni bir kurgusal akış hikâyesi” olarak tanımlıyor ressam. Serginin en önemli parçası 140x840 cm boyutlarında (yani genişliği 8 metreyi aşan) bir tuval. Bu eserdeki onlarca katman, sanatçının 2015’teki yolculuklarının ve Ankara, Düseldorf, Basel, Büyük Ada, Bodrum başta olmak üzere çeşitli dünya kentlerinin bir izdüşümü. Sergide, “dünya haritasına yeni bir önerme” sunma iddiasına sahip bu mega işin yanı sıra tuval ve kağıt üzerine çalışmalar, ışıklı resimler, renk defteri ve videosu, baskı resimler gibi başka işleri de var.

Seçil Erel büyük işleri seviyor. 2014 başında Galeri Zilberman’daki 55 adet tuvalin yerleştirmesinden oluşan 6 metrelik “Arsan Apt.” eseri de oldukça ilgi görmüştü.  “Bütünün parçalardan oluştuğunu gösteren ama bir yandan da dağılmak üzere kurulmuş bir sistemin temsili” olarak tanımladığı “Alan” sergisinin en önemli parçası olan bu çalışmadan sonra “Kuş Bakışı” da sanatçının alan arayışlarında yeni bir etap olacak gibi görünüyor.

“Kendi alanında sıkışmaktansa çıkıp deneysel bir şekilde, zamanın içerisinde akmanın güzelliğini keşfetme” peşindeki İstanbullu ressam Seçil Erel’in giderek genişleyen tuvalleriyle Ankara’ya doğru keşfettiği alanları görmek için Haziran ortasına kadar vaktimiz var.