2015 Röportaj
  Puhu Dergi, Ocak 2015


1. Resimlerinizde kullandığınız malzeme nedir?
(Tuvallerinizin yanı sıra kağıt işlerinizin ve ışıkla üretilen işleriniz olduğunu gördüm.)


Temelde tuval üzerine yağlı boya tekniği ile çalışıyorum. Bununla beraber kağıt ve ışıklı resimlerim var. Ben bunlara geri dönüşümler de diyorum.

Tuval resimlerim çok fazla (20-30 arası değişiyor) katmandan oluşuyor. Her katmanı, yüzeyi,  maskeleme bandı ile kapatarak boyama işlemi yapıyor, sonra söküyor ve bunları sökülenleri biriktiriyorum. Biriken, üzeri çalışma esnasında yağlı boya ile boyanmış maskeleme bantları ile kağıt ve ışıklı resimlerimi yapıyorum. Bu resimler, tuvallerimden artakalanlarla ve serbest bir şekilde ortaya çıkıyorlar.

Ayrıca bazı mekan yerleştirmeleri de yaptım. Örneğin zaman kavramını irdeleyen fotograflarla oluşturduğum şimdiki basit zaman isimli çalışmam resimlerimi yapma sürecimle ilgiliydi. Şimdilerde ise yine fotografı kullanarak bir çalışma da yapıyorum.

2. Renk kullanımınızdan bahsedebilir misiniz?

Paletimde çok uzun zaman geçiriyorum ve bazı renkleri hiç kullanmadan çok geniş bir kartela elde edebiliyorum. Boya satın alırken asla kahve tonları ile siyah almıyorum. Kesinlikle bir rengi tüpten çıktığı haliyle kullanmıyorum. Renkleri yakınları ve zıtlarıyla karıştırarak inanılmaz ton ve renk skalaları elde etmek mümkün oluyor.

Doğadan ve müzikten çok etkileniyorum. Benim için şarkıların, seslerin renkleri var. Hatta bu nedenle bazı resimlerimin isimlerinde şarkılardan alıntılar yaptığım oldu.

Bir de özellikle 2-3 yıldır düzenli olarak tuttuğum bir renk defterim var. Bir resim için karıştırdığım tüm renkleri sırayla o deftere noktalıyorum. Hem katmanlar arasında armoniyi yakalamama yardımcı oluyor hem de o defter bana zenginlik katıyor.

3. Boyutlara nasıl karar veriyorsunuz?

Aslında önce bütünde ne yapacağıma karar veriyorum. Neden, hangi bağlamda, nerede, nasıl gibi sorularıma cevap arıyorum.
Bazı cevaplar bulduktan sonra, yapmak istediğim resimlerin sonuçlarını yerleştikleri mekanda hayal ediyorum. Peşi sıra o hayal ettiğim şeylere dair notlar almaya ve taslaklar oluşturmaya başlıyorum. Ondan sonra daha detaylı çözümlemeye başlıyor, boyutları, paleti, kompozisyonu detaylandırıyorum.

Uzun zamandır kullandığım,  bazı temel boyutlar var. Onları, oranlayarak büyütüp küçültüyorum. Bunun için resmimin asılacağı yerin neresi olduğunu hesaba katarak hareket etmeye özen gösteriyorum.

Örneğin, geçtiğimiz yıl, bugüne dek yaşadığım evlerin planlarından yola çıkarak yaptığım serideki resimleri bir süredir kullandığım 207x180cm ölçüden bir birim elde ederek, galeri mekanının imkanlarını düşünerek oluşturdum. 55 adet birbiriyle orantılı tuval kullanarak, modüler bir sistem kurguladım. Bu sayede ana birim olan 23x20cm ve peşi sıra onunla doğru orantılı boyutları buldum. O serideki tüm parçalar birbirleriyle orantılıydı.

4. Tek tek çalıştığınız ve seri olarak ortaya çıkardığınız işler var

Tek tek işler var tabi ama seriler çoğunlukta. Bir kompozisyon, başlık, içerik seriler halinde çalışmama yardımcı oluyor. Her seri benim için bir önerme ve bu nedenle onu her açıdan incelemek ve çözmek istiyorum.

??(Örneğin şimdi anımsadıklarımdan; 2008-2010 arası sistem 11 , 2010-2011 önerme 11, 2011 ilk ev-geri dönüşüm 6, 2011-2012 fresh 7, 2012 leia 9, 2012 something different 5, 2013 territory 9, 2014 transformasyon 4 adetten oluşan seriler.)

5. Sergileme, sunumla ilgili bir çalışma yapıyor musunuz? (Bazı işleriniz, özellikle seriler mekanla ilgili bir ön çalışma gerektirebilir, ya da mekanın şeklini alan işlerinizi gördüm.)0

Sergileme ve sunum iyi iş kadar önemli diye düşünüyorum. Bugüne dek gördüğüm en nefes kesici eserlerin, sunumları sayesinde daha da güçlenen ve mekanla kurduğu ilişkide mekanın kaybolduğu eserler olması tesadüf gibi gelmiyor bana.

Aslında serilerim bu sayede destekleniyor da diyebilirim. Modüler ve kendi içinde tekrar eden elemanlardan oluştuğu içinde buna imkan sağlıyor.

Bütünü görmek adına, sergilerimin yerleştirme eskizlerini işlerden önce yapıyorum diyebilirim.

Çalışmalarımda çevresini, resmin yaşayacağı yeri düşünmeden edemiyorum. Ya da tabi ki tam tersi hali hazırda oluşmuş düşünceye ve çalışmalara göre mekanda bulunabiliyor.